kaptanpasa köyü

kaptanpasa

kaptanpasa köyü
kaptanpasa
pisikoglu
senoz
resimler

                                     iLÇELERiMiZ
· Ardeşen
. ÇamlıHemşin
. Çayeli
. DerePazarı
. Fındıklı
. Güneysu
. Hemşin
. İkizdere
. İyidere
. Kalkandere
. Pazar

                                           YAYLALARIMIZ
Çok eski yıllardan günümüze kadar devam ede gelen bir gelenektir yaylacılık. Arazinin konumu hayvanlar için yeterli beslenmeye elverişli değildir. Hem hayvanların daha iyi beslenmesi hem de yağ, peynir ve çökelek elde etmek amacıyla yaylaya çıkılır.
Ancak, bugün 20 yıl öncesine kadar bütün canlılığı ile devam eden o yayla yaşamı kaybolmaya yüz tutmaktadır. Çaycılığa olan dönüş hayvancılıktan kaçışı bu da yaylacılığın sonunu getirmektedir.Her ne kadar gene yaylalara çıkılıyorsa da, yaşlılarımız o eski günleri yad ederken gözlerindeki ifadeden sanki bir şeylerin elimizden kayıp gittiğini anlamamak mümkün değil.
Bugün yaylaya çıkanlar iki grup altında toplanır. İhtiyaç dan dolayı çıkanlar ve Rize dışında yaşayıp anacak Rize ile bağlarını koparmayan yöre insanaları. Eski yılların özlemiylr tatillerini geçirmek, büyük kentlerin gürültüsünden kurtulmak ve doğayla başbaşa kalmak için yaylalara çıkan gırbetteki Rizelilerin sayısının bir hayli olmasına karşın ihtiyaçtan ötürü çıkanların sayısında
belirgin bir azalma vardır.

Yaylaya Çıkış Öncesi Hazırlıklar ve Yayla Yolunda
Yayla çıkış zamanı hava şartlarına bağlı olarak değişir. Genel de Mayıs ayı sonu ile Haziran başıdır. Tarih muhtar ve köy heyetleri tarafından birlikte belirlenir. Bu tarih, yağan kar miktarına ve karın tahmini kalkış zamanına göre tespit edilir. Belirlenen tarihten önce kimse yaylaya çıkmaz. 
Mezra : Bazı köylerin "mezra" olarak adlandırılan geçiş yerleri vardır. Mezraların rakımları yaylalara göre daha düşük olduğundan kar erken kalkar. Nisan ayı sonunda, Mayıs ayları başında bu mezralara gidilir. Orada 15-20 gün yaylaya çıkış tarihine kadar kalınır. Köyden gelenlerle birlikte yaylaya çıkılır.
Hazırlıklar arasında, mısır öğütülmesi, at ve katır varsa semer ve eyerlerin gözden geçirilmesi, yiyecek, giyecek, hayvanların bağlanacağı, ip ve kazıklar sayılabilinir. Sığırların alınlarına ya da boyunlarına nazar boncuğu veya muska takılırdı.
Hayvanı olmayanlar yüklerini sırtlarında taşırlar. Taşımayanlar kiracı tutarlar. Yük taşınması gayet eğlenceli olur. Kyün gençleri genellikle pazar günleri hep birlikte yüklerini alır sabah erkenden yayla yoluna koyulurlar. Belli yerlerde molka veriri, dinlenir, açlıklarını giderir, horon oynarlardı. 
Hanlar : Yaylaya çıkışlar genellikle iki gün sürerdi. Birinci günün sonunda hanlarda konaklanırdı. Hanlar: zemin katı kahvehane, üst katı da birkaç odadan ibaret bir otel niteliği taşırdı. Hayvanlar çok kalabalık olur ve ahırda yer olmazsa dışarıda yere çakılan kazıklara bağlanırdı. Hayvanlara hayvancının ot deposundan ot satın alınarak verilir, ayrıca içilen çay ve kalma masrafı olarak da hancıya belli bir miktar para ödenirdi.
Köççü : Yaylada sürekli kalacak kişilerle birlikte hayvanların götürülmesine yardımcı omak üzere bir kaç kişi de kafile ile birlikte bulunurdu. "Köçcü" denilen bu kişilker, sığırları yaylaya çıkardıktan sonra orada birkaç gün kalıp tekrar geri dönerlerdi. 

91.jpg
pisikoglu

pisikoglu

vicvonak

Rize'deki Yaylalar
Viçvonak,kegut,Çağırankaya, Palovit, Elevit, Ovit, Amlakit, Hodeçur, Samisdal, Pokut, Çat, Haçivanak, Karmik, Hemşin, Başyayla, Ortayayla, Verçenik, Avusor, Kaçkar, Aşağı Kavron, Yukarı Kavron, Hazindak, Çiçekli, Çaymaçakur, Sal, Varda, Gölyayla, Cimil, Hazindağ, Ambarlı, Çahperik, Kito, Karap, Kale, Gürmanuman, Varoş, Çermeşk, Dahter, Anzer, Aşağı Faso, Yukarı Faso. ...ve sayamadığımız birçok irili ufaklı yayla.

Yayla Hayatı
Yayla hayatı Haziran ayının başından Eylül ayının ilk haftasına  kadar sürüp giden üç aylık bir dönemi kapsar. Havalara göre bu süre azalıp, kısalabilir.
Yaylada günlük hayat çok erken başlar. Sabah erkenden kalkılıp, sığırlar sağılırdı. Sütün kaymağı alınıp kaymak kabında, kaymağı alınmış süt ise peynir kazanında biriktirilir. Güneş doğarken hayvanlar çözülür ve yayıma bırakılır. Hayvanlar yayıma (otlak alanı) götürüldükten sonra ahırın gübresi temizlenir. Gübrenin temizlenmesinde ağzı geniş bir kazma ile, "süpürgelik" denilen dalları sert ve esnek yapıda olan bir cins çalıdan yapılmış ahır süpürgeleri kullanılır. Ahırın ortasında toplanan gübre, evin önünde uygun bir yerde biriktirildiği gibi sepetlerle çayırlıklara götürülüp serpilir. Bazen de günlük gübre ahırın iç duvar yüzeyine ya da taşların üzerine yapıştırılarak kurutulmaya bırakılır. Bir müddet sonra kuruyan gübreler "tezek" haline gelir. Bunlar odunu yanında ek yakacak olarak kullanılır.
Yaylacının günlük işlerinin başınada, sağılan sütü değerlendirmek gerekir. Peynir kazanında toplanan kaymağı alınmış süt, belli bire kıvama geldiğinde peynir yapılır. Peynir suyu kaynatılarak tülbentten yapılmış minci torbalarına dökülerek süzdürülür. Bu şekilde elde edilen paeynir ve minci tuzlandıktan sonra peynir ve minci kaplarınak onulur.
Kaymak kabı dolduğunda yayık yapma zamanı gelmiş demektir. Yayık vurma işi için yaylacı, diğer komşuları yardıma çağırır. Genellikle her yaylada ortak olan birkaç yayık bulunur. Atma türkülerle şenlenen yayık evinde elde edilenyağ, yıkanıp tuzlandıktan sonra yağ kaplarına basılır. O gün için hazırlanan yemekler yenir ve dağılınırdı. 
Sığırlar ikindiden sonra yayımdan toplanarak eve getirilir ve bağlanırdı. Sisli havalarda sığırların yerini tespit etmede bir kolaylık sağlamak için boyunlarına orta büyüklükte çıngırak takılır. Çıngırak takma adeti aynı zamanda kurt gibi yabani hayvanları da ürkütmeye yöneliktir. 

Otlar azalmaya başlayınca, otlak alanların bir bnölümü geçici bir süre hayvanların girmesine yasaklanırdı. Yaylacıların ortak kararı ile alınan ve 20-30 gün süren bu yasaklama adetine "Koru" denilirdi. Korunun sona erdiği, bir gün önceden her eve duyurulur, ertesi sabah bütün yaylacılar hayvanlarını, koru süresince biraz daha yeşeren bu otlağa götürülürdü. Buna da "Koru Bozmak" denirdi. Korunun bozulması yaylacılara endişe ile karışık bir heyecan verirdi. Çünkü sığırların tek bir alanda toplanması, hayvanların biribiriyle kapışması sebebiyle tehlike oluşturmaktaydı.

ÇAYELİ

Köy Nüfus 2000 İlçeye Uzaklığı (km) İle Uzaklığı (km)
40 ABDULLAHHOCA 278 7 24
72ARMUTLU 334 11 29
41AŞIKLAR 1.026 10 28
81BAŞKÖY 77 28 46
73BEŞİKÇİLER 158 7 25
42BEYAZSU 830 6 24
82BUZLUPINAR 604 14 32
83ÇATALDERE 336 32 50
74ÇEŞMELİ 294 13 31
43ÇINARTEPE 92 13 31
44ÇİLİNGİR 508 6 24
84ÇUKURLUHOCA 230 23 41
45DEMİRHİSAR 539 9 27
75DERECİK 670 22 40
46DÜZGEÇİT 175 10 28
47ERDEMLİ 65 9 26
48ERENLER 267 14 32
49ESENDAĞ 439 6 24
76GÜRGENLİ 462 7 25
85GÜRPINAR 192 24 42
50GÜZELTEPE 747 7 25
51HAREMTEPE 1.058 6 24
52İNCESIRT 678 6 24
86İNCESU 75 41 59
53KAÇKAR 216 10 30
80KAPTANPAŞA-BUCAK MERKEZİ 666 20 37
77KARAAĞAÇ 411 12 30
54KEMERKÖY 437 10 28
55KESTANELİK 194 11 29
56KÖPRÜBAŞI 121 8 26
57LATİFLİ 380 7 25
58MALTEPE 454 10 23
59MUSADAĞI 364 6 24
87ORMANCIK 146 29 47
60ORTAKÖY 487 7 25
61SARISU 589 6 24
62SEFALI 450 16 38
89SESLİDERE 290 16 38
63SIRTKÖY 586 8 26
64ŞİRİNKÖY 267 6 24
88UZUNDERE 92 28 46
65YAMAÇKÖY 649 6 24
66YANIKDAĞ 486 5 23
67YAVUZLAR 126 14 32
90YENİCE 155 22 40
68YENİHİSAR 404 10 28
69YENİTEPE 171 8 26
70YEŞİLIRMAK 173 12 30
78YEŞİLKÖY 129 11 29
91YEŞİLTEPE 297 28 38
79YILDIZELİ 155 10 28
71ZAFER 165 15 33

kaptanpasa

z-sayac

Ad-Soyad:

Telefonu:

Email:

Konu:

Mesaj: